|
|
|
|
|
 |
Neden İznik?
|
 |
|
|
 |
|
İznik ilçesi, dünyada eşine az rastlanan ve bütünüyle "açık hava müzesi"
olan tarihi ve antik bir şehirdir.
Yaz kış demeden adeta bereket saçan
verimli toprağı, kendine özgü iklimi
ve doğal güzelliği nedeniyle
tarihin her döneminde insanlığın
ilgi odaklarından biri haline
gelmiştir. Bursa'nın 86. kilometre
kuzey doğusunda yer alan İznik aynı
adla anılan gölün doğu kıyısında
kurulmuştur. Rakımı 85m, yüz ölçümü
753 km2, toplam nüfusu ise
44.690.dır. Bağlı iki kasaba ve 37
köyü mevcuttur. Halkın temel geçim
kaynağı tarımdır. Çevresi zeytinlik,
bağ ve bahçelerle çevrili olan
İznik, etrafı 5 km uzunluğundaki
surlarla çevrilmiştir. İlk çağda
kurulan kentin ızgara planı bugünde
korunmaktadır.
Büyük İskender'in
askerlerinden, Roma askerlerine,
Arap askerlerinden, Bizans'ın Haçlı
ordularına, Selçuklu askerinden,
Osmanlı askerlerine ev sahipliği
yapmıştır. İznik sadece Bursa
civarının değil bütün Marmara
bölgesinin en önemli tarihi ve
turistik yörelerindendir. Roma,
Bizans ve Erken Osmanlı dönemlerine
ait çok sayıda eseri, tarihsel
kent dokusu içinde şu anda da
yaşamaktadır.
İznik Hıristiyan dünyasının önemli
olaylarına sahne olmuştur. Senato
Sarayında 325 yılında I.Konsil, 787
yılında İznik Ayasofya Kilisesi'nde
7.Konsil toplantıları yapılmıştır.
1331 yılında Osmanlı egemenliğine
giren İznik, gerçek ününü 19-21.yy.
arası en parlak çağını yaşadığı
çiniciliği ile yapmıştır.
Bugün bütün Dünya müzeleri İznik çinilerini en kıymetli eser olarak
ziyaretçilerine sunmaktadırlar.
İznik'te Roma döneminden kalma kent
surları ve anıtsal Lefke ve İstanbul
Kapıları Tiyatrosu, Beştaş anıtı,
Bizans döneminden kalma Ayasofya ve
diğer kilise kalıntıları, Hipoje
mezar odası, Osmanlı döneminden
kalan Yeşil Camii ile çekici bir
turistik merkez olmuştur.
İznik Çinilerinin ünü bugün, günümüz malzemeleri ve teknolojisi ile
İznik eğitim ve öğretim vakfı
atölyelerin de ayrıca yerli
sanatkarlarca atölyelerinde
sürdürülmektedir. Yeniden restore
edilip hizmete açılan Süleyman paşa
Medresesi ile yerel ustalar, tekbir
çatı altında ürettikleri çinileri
satışa sunmaktadır. |
|
Netice itibariyle
İznik; |
|
-Kendine özgü iklimiyle, |
|
-Yaz-kış demeden bereket
saçan toprağıyla, |
|
-Doğal güzelliğiyle, |
|
-Tarihi ve kültürel
zenginliğiyle, |
|
-Her türlü sebze ve
meyvenin yetiştiği bir kent olmasıyla, |
|
-Adını verdiği gölüyle, |
|
-Dünyaca meşhur
çinileriyle, |
|
|
Turizm sektörü açısından son derece
önemli bir merkezdir. Yeşil dokusu
zeytinlikleri, bağları ve
bahçeleriyle adeta bir cenneti
andırmaktadır. Günümüze kadar ayakta
duran anıtsal eserleriyle hemen
herkeste hayranlık uyandırmaktadır.
İlgi duyan her insana, henüz gün
ışığına çıkmamış birçok alanı ile,
potansiyel araştırma ve inceleme
imkanları sunan nadide bir ilçedir. |
|
İznik
denilince tarih hatırlanır |
|
Çünkü İznik, dünyanın gelmiş geçmiş
en büyük imparatorluklarına
başkentlik yada yönetim merkezliği
yapmıştır. Her dönemden devraldığı
mimari mirasıyla adeta bir
laboratuar niteliğindedir. Roma,
Bizans, Selçuklu ve Osmanlı
uygarlıklarının arkeolojik ve
etnografik kalıntılarıyla
bütünleşmiş durumdadır. Diğer bir
ifadeyle İznik, çeşitli dönemlerin
ayak izlerini taşımakta ve buram
buram tarih kokmaktadır. Bunun
içindir ki, İznik denilince onbin
yıllık tarih hatırlanır. |
|
İznik
denilince tarım hatırlanır |
|
Subtropikal iklimi, adını verdiği
gölü ve yaz kış demeden bereket
saçan toprağı sayesinde,İznik’te her
türlü sebze ve meyve
yetişmektedir.Bu nedenle müthiş bir
zirai potansiyele sahiptir.Halkının
% 99’u tarım sektöründen elde ettiği
gelirlerle geçimini
sağlamaktadır.Bunun içindir ki,İznik
denilince tarım akla gelir. |
|
İznik
denilince kültür hatırlanır |
|
"Bu göl,İznik
Gölü'dür.
Durgundur,
Karanlıktır,
Derindir,
Bir kuyu su gibi, içindedir
dağların"
Cümlelerini Nazım Hikmet'e yazdıran, |
|
"Burası beşinci iklimin yaşandığı
yerdir. Suyu ve havası çok güzeldir.
Bu gölün çevresinde 45 tane köy
vardır ki, bunlar bağlı bahçeli,
camili, hamamlı, küçük birer çarşılı
mamur köylerdir. Bu gölün suyunda
civar ahali çamaşır yıkar. Hiç sabun
sürmedikleri halde yine de bembeyaz
olur. Bu gölde 70 çeşit balık
bulunur." Çevresindeki zeytin
ormanlarının altın sarısı müşküle
üzüm bağları ve her mevsim bin bir
çeşit sebze ve meyvenin yetiştiği
bitek topraklarının yaşam kaynağı;
ilkçağın 'Askanya'sıdır."
Kelimeleriyle Evliya Çelebinin
(1648) "seyahatname"sinde yer alan, |
|
Kendisini;
“Gah muti, gah asiyem,
Gah alim, gah amiyem,
Gah Eşrefoğlu rumiyem,
Bu dillerde söylenürem”
dizeleriyle tanımlayan Eşrefoğlu
Rumi, ve Seyh Kutbettin gibi şair ve
alimler başta olmak üzere,birçok
bilim adamının yetiştiği yerdir
İznik. Bundan dolayı tarihte hep
“alimler diyarı” (ulema kenti)
olarak anılmıştır.Bunun içindir
ki,İznik denilince kültür akla
gelir. |
|
İznik
denilince turizm hatırlanır |
|
Çünkü İznik,sahip olduğu tarihi
zenginlikler ve doğal güzellikler
nedeniyle, yüzyıllar boyunca
insanlığın ilgi odak larından biri
haline gelmiştir. Turizm sektörü
açısından hak ettiği yerde bulunmasa
bile, İznik kelimelere tarif
edilemeyecek bir turizm
potansiyeline sahiptir. İznik sadece
bunlardan ibaret değildir. Diğer bir
ifadeyle, İznik’in güzellik ve
özelliklerini anlatmakla
bitiremeyiz.
- İznik, konsüller şehridir.
- İznik, Anadolu’daki ilk Türk
başkentidir.
- İznik, çiniler memleketidir.
- İznik, topyekün bir zeytin(cennet)
bahçesidir.
- İznik, ünlü seyyah Evliya
Çelebinin öve öve bitiremediği bir
doğa mucizesidir. |
|
Peki, siz İznik’i gördünüz mü?
Görmediyseniz mutlaka görmenizi
tavsiye ediyorum. Çünkü, her ne
kadar turizm sektöründeki
fırsatçılar olsada, pek çok İznikli,
- Turizmin hizmetle büyüyen, sevgiyle gelişen bir ağaç olduğunu biliyor.
- Temizlik ve düzenin, uygarlığın özü, turizmin temel taşı olduğunu
görüyor.
- Tatlı dil ve güler yüzün, insan kalbini açan anahtar olduğunu bizzat
yaşıyor.
Kısacası bizler ilçemizden memnun
ayrılan her turistin dünyadaki yeni
dostumuz olduğunun, turiste kapısını
açanın, başkalarına el açma
yacağının idrakiyle hareket
ediyoruz. |
|
Bir dünya
kenti olan İznik'te buluşmak dileği
ile.. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sayfanın son degiştirilis tarihi:
|
|
| | | | |