Ayasofyanın Cami olarak düzenlenmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?





  » Döviz   » Alış    » Satış
Devletli odur ki; cehli sile, gafletten uyanıp kendini bile.

Hacı Bektaş Veli
» Aktif Ziyaretçi:7
» Bugün Gelen:115
» Dün Gelen:1405
» Bu Hafta:1522
» Bu Ay:15241
» Toplam (tekil):1881238
» Toplam (çoğul):2391064
» IP: | 38.107.179.217
İlyas Koç
"HAYAT DEVAM EDİYOR"
2010-08-04 13:03:24
Yazı boyutu: 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Okullar kapanır kapanmaz İznik deyiz.


HAYAT DEVAM EDİYOR.

 

Okullar tatil olur olmaz, İznik deyiz. Havalar çok sıcak. Gölle giriyoruz.

Havalar birden soğudu, iki gün şömine yaktık, yetmedi kaloriferi yaktık,

Haziranın yirmi beşi, olacak iş değil. Dağlar dumanlarla kaplı.

Sabah ve hafta sonu yürüyüşlerine devam ediyorum. Sahilin bakımsızlığı rahatsız ediyor beni.

İznik yinede çok güzel.

Adalet sarayı çevre düzenlemeside çok hoş olmuş.

Daha güzel olmasını istediğim için yazıyorum,

Çocuk parkının ahşap olması gerekirdi.

Hayat hava durumu gibi, ne zaman ne olacağı belli olmuyor.                                             

Telefonum çok çaldı duştan fırladım yetişemedim.

Annemin telefonu korkarak aradım. Abi babam çok kötü gel..Kız kardeşim ağlıyordu.

Hayat film şeridi gibi geçti gözlerimden..

Ne zaman giyindim, nasıl Yalova ya geldim, Kartal dayım, evdeyim.

Doktorlar, tansiyon, şeker, nabız muayeneler.

Her şey normal görünüyor hastaneye gitmenize gerek yok.

Doktor ne yapalım, bekleyeceğiz, biz gerekeni yaptık.

Beyin küçülmesi, yaşlılık, sebep beyni az kullanmak, hobisizlik.

Emekli olunca işten kopmayın,mutlaka bir şeylerle uğraşın.

 Doktorlar gitti.

Babamın elini tuttum, hoş geldin oğlum diye bildi, ufacık kalmıştı yatakta

Benim her kül adaleli, koca babam ufacıktı.

Erken yaşta emekli oldu, annemle hacca gitti, cami, ev arasında yirmi beş yıl geçti.

Aceleci, çalışkan, yerinde duramayan babam ufalmış yatıyordu.

Gözlerini açtı, etrafı izledi, annemden yemek istedi.

Babam iyileşti, moraller düzeldi, hayat normalleşti.

Hayat devam ediyordu,

Kalktım elini tuttum, baba ben gidiyorum, kendine iyi bak dedim.

Tamam der gibi başını salladı, gülümsedi, elimi sıktı, tekrar gülümsedi.

Babamın yüzünde güller açmıştı, hiç böyle gülmemişti bana.

Anneme kendine iyi bak, babam benimle vedalaştı dedim.

Sus olur mu öyle şey sen ne diyorsun. Baban bu gün iyi.

Ağlayamadım, annemi odaya aldım, babamın benimle vedalaştığını tekrar söyledim.

Kendimi kapıdan dışarı attım. Kırk yıl yaşadığım sokakları ağlayarak geçtim.

Altmışlı yıllarda köyden şehre göç başlayınca, o kervana bizim ailemizde katıldı.

Köyden, Trabzon, Sinop, Karamürsel, Ankara, Kocaeli, İstanbul.

Kırk beş yıl, aynı sokak, aynı cami, camide aynı yerde oturdu babam,

Şoförü aradım yer yok, İznik- İstanbul çalışan araba dolu.

Metro Turizm acentesine koştum, bilet aldım arabada herkes tanıdık.

Kiraz dalında kaldı, zeytinlerde yok, şeftali para etmiyor. İznik in gündemi bu.

Babam ufalmış yatakta yatıyor.

Hayat devam ediyor.

Metro turizm, İznik otobüsü nede, Metro turizm kalitesini getirmeli.

Hava sıcak, klimalar çalışmıyor. İznikli yolcular neden haklarını aramıyor?

İznik festivali ile ilgili arabada tek ilan yok hayret.

Bir hafta geçti, annemle hep konuştuk.

OĞLUM baban çok kötü oldu gel, anne acele doktor çağırın geliyorum….

Ufak kız kardeşimi aradım, acil den ambulans isteyin….

Araba ile Mekece, Adapazarı, İstanbul yoluna koyuldum.

Acil doktoru aradı,babam ölmüştü..

Güneş gözlüklerinin arasından akan yaşları, Sakarya nehrine akıttım.

 İstanbul da ağlamamalıydım, evin en büyüğü olarak güçlü olmalıydım.

Gençken pek anlaşamazdık, hiç okula gitmemiş, dışarıdan diploma almış.

İki oğlunu üniversite okutmuş, İstanbul’da ev sahibi olmuş, işkolik, dakik, titiz.

Altmışlı yetmişli yıllarda üniversitede okuyan iki oğul, iki kız büyütmek zor.

Yoksulluk var, özgürlük isteyen gençlik var, olaylar, yürüyüşler, grevler…

Çocukları ile yüz göz olmayan babaların zamanı, çocuğunu büyüğünün yanında sevmek ayıp olduğu yıllar.

Kuşak farkının yaşandığı yıllar.

Gece gündüz demeden çalışıp bizi okutan, hastalığı yakıştıramadığım.

Babam ölmüştü.

Ölenleri hemen gömmek için acele ederiz

Akrabalar, eş, dost, komşular, cami arkadaşları, acele ile tüm işlemleri tamamlandı.

Cam ağaçlarının bol olduğu yerde onu topraklara bıraktık

Binlerce insan bir günde öldüğü, İstanbul.

Hayat devam ediyor.

İnsanlar işine gidiyor, minibüsler dolu, düğün davetiyeleri geliyor, yeni bebekler doğuyor.

Hayat devam ediyor.

Çok aceleci babam,ölüm için bile acele etti.

İlk günler hiç ağlayamadım, şimdi sulu göz oldum.

Ölüm acısı, bıcak yarası gibi sonradan çok acıtıyor.

Hayat devam ediyor.

Mekânı cennet olsun, nur içinde yat babacığım.

Her şey gönlünüzce olsun

 

Paylaş: Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş M'da paylaş Myspace'de paylaş Yahoo Buzz'de paylaş
Yazı 2077 kez okundu. Yorum yazÖnerYazdır
Yukarı
2 3 4 5
yazı 0 puan aldı.
SAİT ŞENTÜRK / 2010-08-11 09:50:04Yanıtla
ALLAH SABIRLAR VERSİN
Doğru diyorsun İlyas bey \"Ölüm acısı, bıcak yarası gibi sonradan çok acıtıyor.\" Allah sizlere sabırlar versin. Babanızın mekânı cennet olsun, nur içinde yatsın. Bu acılı günlerinizde bile İznik'i düşünmeniz değerinize değer katıyor.Saygılarımla.
Yeşil Camii
Ayasofya Müzesi
Kent Surları
Antik Roma Tiyatrosu
Galatasaraylıların...
CHP Kongre Sürecini...
İznik Sivil Toplum ...
Turizm Haftası Etki...
AKP İznik Gençlik ...
Taylan Devrim Ercan ...
İznik Engelliler De...
İznikli Gezginler C...
40 Yıllık Başkan...
CHP’de İki Adayda...
Rap Eşliğinde İzn...
Osman Koçak - MHP ...
"İznik'te Yerel Basın Gerçekleri"
Hayri Şen Recep Bozkurt Mutema Diyen İlyas Koç
İznik Gölü İlk Canı Aldı,Bir Top Bir Cana Mal Oldu
Sabah 9.30 saatlerin...haberin devamı...
Müşküle İlköğretim Okulu Altın Ödülü Aldı
9–10–11 Mayıs 2...haberin devamı...
Kılıçaslan İlköğretim Okulu Bilim Şenliğinde yedi Proje ile Yarışıyor
Bursa İl Milli Eği...haberin devamı...
Galatasaraylıların Şampiyonluk Sevinci
İznik'te Galatas...haberin devamı...
Çakırca Hıdrellez Şenlikleri Göz Doldurdu
Çakırca köyü muh...haberin devamı...