Başlangıç Sayfası Yap

Sık kullanılanlara ekle

 

İznik'e Hoş Geldiniz

   

İznik Gölü Efsaneleri

"Bu göl, İznik Gölü'dür.
 Durgundur,
 Karanlıktır,
 Derindir, 
 Bir kuyu su gibi, içindedir dağların"
                                                             (Nazım Hikmet)

İznik Gölü
 

  “Gölün yayıldığı alanlar binlerce yıl önce doğal görünümlü araziler iken burada bazı köyler kurulmuştur. Bölgeye gelen ermiş bir göçer bu köylerden su ister. Köylüler işlerinin yoğunluğu nedeniyle onunla ilgilenmez. Buna içerleyen ermiş ihtiyar asasını hırsla yere batırır ve buradan sular fışkırmaya başlar. Asasını yere sürüyerek yürür gider. Sular da onun peşinden akarak bugünkü İznik Gölü’nü oluşturur. Köyler sular altında kalır.”

İznik Gölü
 

“Istanbul’da Hagia Sophia Kilisesi’nin kubbesi örülürken bir türlü tuğlaları birbirine tutturamayan mimarlar, Arabistan’a Müslüman meslektaşlarına elçiler göndererek yardım talep ederler. Hz. Muhammed, bir fındık kabuğuna tükürerek gelene verir. " Bunu kullansınlar" der. İstanbul’a yetiştirebilmek için hızla yol alan atlılar İznik’in yanından geçerken kabuğu yere düşürür ve içindeki sıvı dökülerek bu gölü oluşturur.”

İznik Gölü
 

“Bir başka efsaneye göre yörede yapılmakta olan bir camiye yüksek bir minare ilave edilmeye başlanır. Minarenin taşlarını birleştirmekte zorlanan usta, ellerini göğe kaldırarak Allah’ın kendisine yardımcı olması için dua eder. Kendisine bir parça harç gönderilir. "Bunu kullan, ama sakın yere düşürme!" diye uyarılır. Usta bu harcı malası ile dikkatlice kullanarak işini bitirir. Son taşı da yerine koyduktan sonra sevinçle ve el alışkanlığıyla malasını sallar. Malada kalan ufak bir parça harç yere düşer ve hızla çoğalarak bugünkü gölü oluşturur.

İznik Gölü
 

”Halk arasında bir felaketi gölün bağırarak önceden haber verdiği anlatılmaktadır. Bir deprem, bir harp, bir sel felaketi öncesinde gölün bağırdığı kabul edilmektedir. Bunu duyduklarını anlatanlar vardır. Aslında gölün altındaki büyük yarıklarda birden oluşan su kaçakları büyük gürültü ve yer sarsılıyormuş gibi uğultular oluşturabilmektedir. Göllüce (Balarım) Köyü açıklarında büyük girdaplar, anaforlar oluşmaktadır. Yunan istilası öncesinde de gölde büyük uğultular oluştuğu yaşlılarca anlatılmaktadır. Gölün bu özelliği dolayısıyla uzun yıllar halk, çocuklarının göle gitmemesi için "Göl sizi yutar" şeklinde engellemiştir.

İznik Gölü
 

"Balıkçılara göre, İznik Gölü'nün altında batan bir kent vardır ve halen balık ağları bu kentin minarelerine takılırmış. Suyun berrak, havanın durgun günlerinde minareleri çıplak gözle görürlermiş. Bu söylence yüzyıllardır süregelir. Hatta, XVI. yüzyıl ünlü tarihçilerinden Hoca Sadettin Efendi'nin Tacü't-Tevarih adlı kitabında, gölün içindeki kenti, Nuh'un oğlu Sam'ın, Tufan'dan sonra kurduğunu yazar. Aslında söylenin bu denli yaygın olması boşuna değildir. Bu söylencenin kaynağı, gölün batısında bulunan antik Basilinopolis kentinin iskelesidir. Nitekim son yıllarda suyun düzeyi düşünce, gölün yüz metre kadar içinde kemerli ve kesme taş ile yapılmış antik iskele ortaya çıkmıştır. 1950'li yıllardan önce ise bu kalıntılar, kıyıdan 1 km. kadar uzakta olduğu düşünülürse, balıkçıların bu söylenceyi çıkarmakta hiçte haksız olmadığı anlaşılır. 
     Yılın kurak aylarında su çekilince ortasında bir takım büyük yapılar meydana çıkar. Bunların Nuh aleyhisselamın oğlu Sam’ın yaptırdığı binaların kalıntısı olduğu söylenir. Sam’ın Tufandan sonra İznik’i kurarak burada yerleştiği meşhurdur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  Sayfanın Son Değiştiriliş Tarihi:

Yukarı Çık   

  

Copyright © İznik Dizayn  - 2010                     Bu Site   İyad   Kurucu Üyesidir