|
|

|
|
ÇAKIRCA HÖYÜK |
|
Gölden 2 km. içeride, adını
aldığı Çakırca Köyü'nün 2 km. doğusunda, İznik'in 5 km. kuzeybatısında,
Orhangazi Karayolu'nun güneyinde, yol kenarında yükselmektedir. Çevresi 200
m., yüksekliği 9 m.'dir. Bu ölçüleri ile bölgedeki büyük höyükler arasında
yer almaktadır. Çevresinde ve üzerindeki bağlar, meyve ağaçları, sebze ve
tarım alanları höyüğün üst tabakasında son derece ciddi bir kültür dokusu
kaybına yol açmaktadır. Birçok yerli ve yabancı gezgin ve bilgin tarafından
höyüğün gezildiği ve incelendiği bilinmektedir. Höyük oluştuğu alanın
göle
yakınlığı, çevresinde akarsuların bulunması ve son derece verimli topraklara
sahip olması nedeniyle yerleşim yeri olarak tercih edilmiş ve uzun yıllar
kullanılmıştır. Günümüze kadar ne bu höyükte, ne de çevredeki höyüklerde
herhangi bir arkeolojik kazı yapılmamıştır. Bu da, bizi en yakın kazı alanı
olan Eskişehir Demirci Höyük ve Troia kazı buluntularıyla, höyük yüzeyinde
saptanan arkeolojik kalıntılarını karşılaştırılmasına yöneltmiştir. Bu
karşılaştırma sonucunda da höyükle ilgili bazı ön bilgiler elde edilmiştir.
Troia 3 ve 5 ile Beyce Sultan 12 ve 6'da rastlanan ve esasında Kimi çevre
höyüklerde, bütün Batı Anadolu'da ve Kilikya'da mevcut bir seramik türü bu
höyükte de bol miktarda bulunmaktadır. M.Ö 2300 yıllarına
tarihleyebileceğimiz bu seramikler genelde çarkta yapılmıştır. Renkleri
kırmızı, mat kırmızı, kahverengidir. Hamuru özlü, sıkı killidir. İçinde az
miktarda mika vardır. Kap yüzeyleri, zor cila dediğimiz tarzda ince bir
tabaka halinde cilalanmıştır. Bezemelere çok az rastlanmaktadır. Bunlar oyma
ve yiv şeklinde yapılmaktadır. Rastlanan formlar düz kenarlı kaseler ile
karın kısmına doğru yanlı kaselerdir. Höyükte (MÖ 1900-1700) yılları
arasındaki orta bronz çağına ait seramik buluntularına da rastlanmaktadır.
Bulunan parçalardan kaseler, tabaklar ve küplerin daha çok üretildiği
anlaşılmaktadır. Çevredeki tüm höyüklerde rastlanan bu seramiklerde herhangi
bir bezeme bulunmamaktadır. Troia 5-6 tabakalarında da benzerlik gösteren bu
gri tip kaplar, aslında ovalık alanlardaki yerleşimlerde imal edilmiştir.
Höyük MÖ. 1200 yıllarına kadar uzanan, bronz çağı seramik buluntuları da
vermektedir. Höyükte gerçekleştirilecek kazı çalışmaları önemli bilgi ve
belgeler vermeye adaydır. |
|
KARADİN HÖYÜK |
|
İznik'in doğusunda İznik-Mekece
Karayolu'nun 13. km.'sinden 2 km. içeride, aynı adlı köyün
güneydoğusundadır. Ana yoldan kuzeye uzanan yolun 1250. m.'sinde, Karadin
Köyü'nden 800 m. uzaklıktadır. Karayolundan rahatlıkla izlenecek şekilde,
tarlalar arasında üzeri düz bir tepe olarak yükselmektedir. Höyük günümüzde
fundalıkla kaplıdır. Çevresi, özellikle batı ve güneyindeki tarlaların
sürülmesi sonucu daralmıştır. Höyüğün güneyinde adeta bir kesit
oluşmuş
ve buradaki bir duvar, yangın tabakaları ve seramik parçaları kolaylıkla
izlenebilmektedir. Höyüğün çevresi 150 m., yüksekliği ise 8 m.'dir.
Çevresindeki bahçelerde sebze, pancar ve hububat ekimi yapılmaktadır. Güçlü
su motorları ile gerçekleştirilen sulama sırasında daha bol miktarda seramik
kalıntılarına rastlanmaktadır. Ulaşımı kolay olan ve karayolundan kolaylıkla
görülebilmesi nedeniyle höyük, yerli ve yabancı birçok bilim adamınca
incelenmiştir. Höyük, bugün de çok verimli olan ve kolayca su temin edilen
bu ovada prehistorik çağlarda da insanların yerleşme isteğini doğurmuştur.
Höyükte çokça rastlanan seramikler el yapımıdır. Siyah ve gri renk hakimdir.
Yüzeyleri cilalıdır. Bunların hamurunda kum, çakıl ve mika yoğundur. Bu
seramiklerin Troia 2 ile Troia 4-5 arasında irtibat sağladıkları düşünüle
bilinir. Troia 2 ve Beycesultan'ın çağdaş, tabakaları ile bölgede
karşılaştırma için sık kullanabileceğimiz yegane kazısı yapılmış olan
Demirci Höyük'te rastlanan kırmızı veya donuk kırmızı renkli seramiklerde
tespit edilen form, testi, küp ve düz kenarlı kaselerden ibarettir. Hamurlan
özlü, çamurlu, kumlu, çakıllı ve mikalıdır. Yüzeyleri en iyi şekilde
cilalanmıştır. Çok azında bazı yüzeysel plastik süslemelere rastlanmaktadır.
Çevre höyüklerde sık görülen bu seramik tipi "Kırmızı Cilah" adı altında
genellenmektedir. Troia 3-5 ve Beycesultan 6-13 tabakalarında rastlanan Batı
Anadolu'ya özgü ve yaygın şekilde yörede bulunan erken bronz çağı, (MÖ.
2200-1900) yılları seramiklerine bu höyükte de rastlamaktayız. Şekil olarak
düz kenarlı kaseler ile omurga yanlı kaselerden ibarettir. Hamurlan sıkı
özlü ve killidir. Dış yüzeyleri kırmızı, koyu kırmızı, kahverengi, mat
kahverengi ve turuncu-kahverengi, iç yüzeyi kırmızı, donuk kırmızı ve
kahverengidir. Yüzeyler zor cila olarak bilinen ince bir cila tabakası ile
kaplanmıştır. Bu cila genelde özenilerek yapılmıştır. Fakat nadiren de olsa
bozuk cilalı parçalara rastlanmaktadır. Dış yüzeylerde çok az seramikte
rastlanan bezekler oyma ve yivleme tekniği ile oluşturulmuştur. Höyükteki
MÖ. 1900-1700 yıllarına ait yerleşim tabakasından arta kalan gri kaplara ait
seramik parçaları Troia 5-6 ile çağdaştır. Jark yapımı olan bu seramiklerin
iç kısımları gri, dış yüzeyleri gri veya mat gridir. Yüzeyler mükemmel
denecek güzellikte cilalanmıştır. Hamurları özlü, az mikalı kildendir. İyi
pişirilmiştir. Bulunan kap şekilleri, düz yanlı ve yuvarlak kaseler, eğri
yanlı ve yatay kulplu kaseler, küçük kaseler ve tabaklardan ibarettir. Bu
tip seramikler yöredeki hemen her höyükte bulunmaktadır. Teknik ve şekil
bakımından plato işi olmayan bu kaplar, ova ve kıyı şeridinde imal
edilmekteydi. |
|
ÇİÇEKLİ HÖYÜK |
|
İznik
ilçesi'nin 4 kilometre doğusunda, İznik-Mekece
Karayolu'nun güneyinde bağlı bulunduğu Çiçekli, eski
Köristan Köyü'nün 2 kilometre kuzeybatısında ve
Hocaköy'den 1,5 kilometre kuzeyde yer alan bu höyük
üzerinde yabani bitki örtüsü bulunmaktadır.
Eteklerinde bağlar ve bilhassa domates ekilen
bahçeler yer almakta, bu bahçeler gün geçtikse
genişlediğinden höyük yüzeyi kısmen aşınıp tahrip
olmaktadır. Höyük eteklerine ekilen ürünü sulamak
amacıyla oluşturulan su arklarından akan gür su,
yüzeydeki birçok prehistorik parçanın görünmesini
sağlamaktadır. Höyüğün yüksekliği 5 m., çevresi 150
m.'dir.
Höyüğün
yola yakınlığı ve büyüklüğü nedeniyle bir çok bilim
adamı ve gezgin tarafından incelenmiştir. Çeşitli
yıllarda ziyaret edilen höyüğe "Köristan, Güristan,
Hüyücek, İyücektepe, Gülüstan, Körüstün" adları
verilmiştir. Bunun nedeni günümüzde Çiçekli olan köy
adının eskiden "Köristan" olmasıdır. Yüzeyde bulunan
seramik parçalarının elle yapıldıkları; yoğun mika,
kuvars ve özlü killi hamurdan oldukları, iyi
pişirildikleri, dış renklerinin kahverengi, mat
kahverengi, kızıl kahverengi, kırmızı, gri,
gri-siyah, siyah arasında değişiklikler gösterdiği;
iç renklerin gri ve kırmızı renklere sahip olduğu
tespit edilmiştir. Kap şekilleri, gaga ağızlı
testiler, dışa dönük eğik kenarlı kaseler ile çok az
sayıdaki depasları içerir. Troia 1 ile çağdaştır. Bu
höyükte rastlanan diğer tür seramikler Troia 2 ile
tarihlenir. Bunlar içinde Troia 4-5'e geçişi
sağlayan el yapısı seramikler, siyah ve gri renkli,
cilalı kaplardır. Bunların formları testi, küp ve
düz yanlı kaselerdir. Hamurlarında sert maddelerden
çakıl ve kum vardır. Az oranda mikaya rastlanır.
Höyük sathında derinlere inmeden görülen bir diğer
tür seramik parçaları, bize höyüğe ait başka bir
tabakanın varlığını bildirmektedir. Buradaki
seramikler kırmızı veya mat kırmızı renktedir.
Satıhları mükemmel şekilde cilalıdır. Özlü hamurları
içinde kum ve mika taneciklerine rastlanmaktadır.
Çok az rastlansa da yüzeylerde plastik süsleme
unsurları görülmektedir. Elde edilen parçalardan bu
seramik türü nün biçimleri hakkında da bilgi sahibi
olmaktayız. Buna göre iç derinlikleri az olan düz
kenarlı, yüksek kavisli kulpları olan testiler ve
küpler ortaya çıkmaktadır. Bu buluntuların çevredeki
höyüklerde de sık rastlandığı Troia 2 ile Demirci
Höyük ve Beycesultan 13-16 tabakalarında da
görüldüğü bilinmektedir. MÖ 2200-1900 yıllarına
tarihlenen erken bronz çağı örneklerine Batı
Anadolu'da ve bu yörede rastlamak doğal bir kural
gibidir. Bu çağa ait seramik buluntularından,
kapların düz yanlı kaseler ile omurga yanlı kaseler
olduğu anlaşılmaktadır. Çevredeki birçok höyükte de
benzer örneklerinin bulunduğu ve gri kaplar adı
altında toplanan, kaseler ile tabaklara ait parçalar
içeren bu seramik türü plato yerleşiminden çok ova
ve kıyı yerleşimlerinde gözlenmektedir. |
|
ÜYÜCEK HÖYÜK |
|
İznik-Yenişehir Yolu'nun batısında, ilçenin bir km.
güneyinde, gölün doğusunda, bağlar arasındadır.
Höyüğün çevresi 100 m.'dir. Yüksekliği 3m. kadardır.
Göle yakınlığı ve verimli topraklarda bulunması
nedeniyle yerleşim için tercih edilmiştir. Höyükte,
çevre höyüklerde de yoğun şekilde rastlanan Troia 2
ile çağdaş olan ve bir kısmı ile Troia 4-5 arasında
geçisi sağlayan seramik buluntularının dış renkleri
siyah ve gridir. üzerleri cilalıdır. Hamurunun
içinde sert maddelerden kum ve çakıl taneleri
vardır. Rastlanan seramik parçalarına göre kap
formları küp, kase ve testidir. MÖ 2200- 1900
yıllarına tarihlenen seramiklerin yüzeyde bulunması
bu höyükte erken bronz çağı yerleşimine ait
tabakanım bulunduğunu göstermektedir ki bu son
derece önemlidir. Troia 3-5 ve Beyce sultan 6-13
tabakaları ile çağdaş olan bu seramiklerin biçimleri
kase şeklindedir. Hamurları özlü, sıkı ve mikalı
kildendir. iç yüzeyleri kırmızı, donuk kırmızı ve
kahverengidir. Diş yüzeyleri kırmızı ve tonları,
kahverengi ve tonlarındadır. Zar cilalıdır. Cila,
bazen özenli, bazen de özensiz yapılmıştır. Yüzeyde
çok nadir olarak bezekler görülmektedir. Höyükte
rastlanan seramik parçaları MÖ 1900-1700 yıllarına
ait bir yerleşim tabakasının bulunduğunu gösteren
önemli belgelerdir. Bunların garkta imal
edildikleri, hamurlarının özlü, sıkı ve çok az da
olsa mikalı oldukları anlaşılmaktadır. Yüzey
renkleri gri ve mat gridir. Bu nedenle gri kaplar
adı altında toplanmaktadır. Yüzeyleri cilanın en
mükemmeline sahiptir. Çevredeki tüm höyüklerde de
görülen bu tür seramikler küçük kaselerden,
tabaklardan oluşmaktadır. Troia 5-6 tabakalarının da
benzerlerine rastlanır. Bu orta bronz çağı kapları,
yüksek irtifalı alanlardan çok düz ovalarda ve
deniz-göl kıyılarındaki yerleşimlerde imal
edilmiştir. Höyük günümüzde arazinin devamlı
sürülmesinden dolayı düz arazi görünümüne girmiştir. |
|
|
|
|
|
|
|