|
İznik’te
yaşayan halk daha önce ifade ettiğimiz değişik yörelerin
kültür ve folklorunun etkisinde kalmışlardır. Bunları
yaşatmak ve idame ettirme çabasındadır.
FOLKLOR:
Görüldüğü ilçemizin zengin bir folklorik yapıya sahip
değildir. Yörenin kendisine özgü bir oyunu olmamıştır.
İlçede yaşayan halk değişik yörelerden göç edip gelmesi
yörelerden getirdikleri bazı folklorik esintileri de
zaman içinde unuttuklarından günümüzde bir şeyler
bırakamamışlardır. Geçmişte olduğu gibi bugünde bu
yaşayan halk kabuğunun içerisinde kendi kendine
folklorunu yaşatmaya çalışmaktadır.
Kim bu değişik kültürün insanları. Bunlara kısaca
değinenim.
Bazı köylerimizde Artvin-Batum’ dan gelmiş insanlar
(bunlar Gürcüler dir). Bu insanlar folklorlarını,
gelenek ve göreneklerini kendilerine yaşatmaktadırlar.
Bulgaristan, Yunanistan ve Yugoslavya’ dan gelen
göçmenlerde ilçemizdeki bazı köylere yerleşmişler
bunlarda gelenek ve göreneklerini kendilerine özgü bir
şekilde yaşatmaktalar. Bu insanların folklorlarını,
gelenek ve göreneklerine yeri geldikçe değineceğiz.,
Ayrıca yurdumuzun değişik yörelerinde gelen insanlardan
kendi yörelerine göre hareket ederek yaşantılarını idame
ettirme çabasındalar.
OYUNLAR:
İlçemizde Artvin ve Batum yöresinden gelen Gürcüler’ de
Kafkas yöresinin oyun türü hakimdir. Bu oyunlar büyük
değişikliklere uğramasına rağmen kendi düğün ve
eğlencelerinde oynayarak günümüze kadar getirmişlerdir.
Yörenin geçmişten günümüze kadar getirdikleri çok güzel
bir folklorik kıyafeti vardır.
KAZASKA OYUNU:
Bu oyun İznik yöresinde Gürcü olarak tanınan yörelerde
oynanan çok hareketli bir oyundur. Ayak parmakları ve
diz üzerinde oynanır, tek ve iki kişi karşılıklı oynar.
BİR YANLI OYUN:
Dört kişi ile oynanır.
ARABACI OYUNU:
Sekerek iki kişi ile oynanır.
AĞIR OYUN:
Bu oyun iki kişi ile oynanır. Bu oyunlar yörede 93
Muhaciri olarak bilinen Mahmudiye Köyünde oynanmaktadır.
Sadece o yöreye özgü bu oyunlar üzerinde çalışmalar
yapılmakta figürler çoğaltılarak oyunlar
zenginleştirilir ve değişik kategoriler hazırlanabilir.
Yöreye özgü folklorik kıyafette tanıtıma hazırdır. (Pança
üzerine hilallık geçirerek başa konan başlık
kıyafetiyle, salta kuşak adlı kıyafetiyle, salta kuşak
adlı kıyafet üzerine 5-6 cm. genişliğinde gümüş
kemerdir.)
Yörede zengin bir folklorik etki yoktur. Oyunlarda
genelde bir benzerlik vardır. Özel günlerde düğün ve
eğlencelerde oynanan alışa gelmiş oyunların dışında
yöreye özgün yok denebilir.
OYUNLARA RİTİM VE AHENK VEREN ÇALGILAR:
Tef, Darbuka, Klarnet, Soldan (Bakır Tepsi), Davul,
Zurna ve günümüzde ise Ork, Gitar, Cümbüş vb.
TÜRKÜLER, MANİLER,NİNNİLER
TÜRKÜLER:
Yörenin kendisine özgü bir türküsü yoktur. Değişik
yörelerin türküleri burada zaman zaman söylenmektedir.
MANİLER:
Küçümsenemeyecek kadar çok ve zengindir.Maniler genelde
aşk, sevda, ayrılık, yiğitlik, güzellik ve ölümler
üzerine söylenmiştir. Türkülerde olduğu gibi manilerde
zaman içerisinde unutulmaya yüz tutmaktadır.
|
Yaz gününde kar tatlı
Kış gününde nar tatlı
Karlar nar şöyle dursun
Hepsinden yar tatlı
Ayna koydum köşeye
Su doldurdum şişeye
Gel sarılıp yatalım
İkimizde bir döşeğe |
Yörede hayatla ölüm iç içedir. Sevdiğine kavuşamayan
aşık ölümü bile özler,
|
Mum olurda yanmaz mı?
Yar sözüne kanmaz mı?
Ben yarimsiz ölürsem?
Arkamdan ağlamaz mı?
Akköy güzeldir amma,
Yolu çamur olmasa,
Yakarım Akköyünü,
İçinde yar olmasa. |
Zeytin bahçesinde çalışanlarda karşılıklı mani
söylerler,
|
Kara dudun kovuğu,
Değirmenin oluğu,
Yanına eğer gelirsem,
Nerede alacağın soluğu.
Saçlara bak saçlara,
Demet urganı gibi,
Öyle bir yar sevmişim,
Bahçe fidanı gibi. |
Sevda ve
aşk üzerine söylenen manilerden örnekler,
|
Şu İznik’ in yolları,
Dönemedir döneme,
Oğlan seni çeviririm,
Yedi türlü vereme.
Çileli yar çilesi,
Güzeldir sen bahçeleri,
Ne müşgül sevda imiş,
Uyutmaz geceleri.
Şu İznik yanmış derler,
Bir ucu kalmış derler,
Bizi çekemeyenler,
Yar senden caymış derler. |
ATASÖZLERİ-MAHALLİ DEYİMLER:
ATASÖZLERİ:
-Vurursan duyar, yedirirsen doyar.
-Çoban belden, öküz damdan olursa o işten hayır gelmez.
-Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı makbuldür.
-Çobansız sürü, ersiz ev olmaz.
-Şeydana uydurup, düşmana güldürme.
-Sana don, bana şalvar gelir.
-Boktur kokar, soydur çeker.
-Donsuzun köyünden günde kırk arşın bez geçer.
-Kiremitçinin evi kiremitsiz olur.
-Ekmek mayadan kız anadan olur.
-Acemi nalbant gavur eşeğinde öğrenir.
MAHALLİ DEYİMLER:
-Sular kadar ömrün olsun (bir minnet,şükran ifadesi)
-Ezan şahidim olsun. (bir yemin şekli)
-Adı batsın (bir beddua sözüdür)
-Teneşire gelesice (bir beddua sözüdür)
-Ayakların tutulsun (bir beddua sözüdür)
-Gerebe kal (bir beddua sözüdür)
-Allah tez günde göstersin. (bir beddua sözüdür)
-Allah benim örtümü alsın sana örtsün. (bir beddua
sözüdür)
BAZI KELİMELERİN YÖREDE SÖYLENİŞİ:
Zeytin (zitin)
Baba (buva)
Büyüktas (soldan)
Fasulye (fasile)
Yük aklığı (süpürge)
Lahana (kelem)
Kazan (gerdel)
Yenge (inge)
Leğen (ileyen)
Peynir (pinir)
Patates (kompir)
Tuvalet (kenev)
NİNNİLER:
Genelde değişik yörelerin alışıla gelmiş ninnileri
söylenir. Ninni ile çocuk uyutma alışkanlığı da yörede
kaybolmak üzere Yöreye özgün ninnilerden örnekler;
Asmaya astım salıncak,
Uyumadı gitti yumurcak, eeee
Dağdan gelir taştan gelir,
Yavrumun uykusu baştan gelir. Eeee
Ninni yavrum ninni,
Uyusun da büyüsün benim yavrum,
Atlara binesin benim yavrum,
Samur kürkler giyesin benim yavrum,
Gül koklu evlere giresin benim yavrum,
Al duvaklı gelin sarası benim yavrum,
Ninni yavrum ninni … eeee
Çamdan beşik oydurayım,
İçine güller doldurayım,
Uykun geldiyse yavrum uyutayım,
Dağlar taşlar uçan kuşlar,
Deniz boyunca kışlar,
Benim yavrum babasına bağışlar … eeee
Dandini dandini dani vermiş,
Bir eşek görmüş bini vermiş,
Kuyruğunun altına sini vermiş,
Sahibini görmüş inivermiş. eeeee.
HALK İNANIŞLARI :
İznik ve yöresinde bazı halk inanışlarının devam ettiği
gözlenmektedir. Bunlardan bazı örnekler,
-Baykuşun evin üzerinde ötmesi evden cenaze çıkacağına
işarettir.
-Köpeklerin hep beraber uluması ve göz seğirmesini iyiye
yormazlar. (Ömerli Köyü)
-Cenaze olduğu gün maya çalınmaz evdeki sular dökülür,
çamaşır yıkanmaz.
-Askerler giderken elişi yapılmaz, ev süpürülmez.
-Mayıs ayının ilk Pazar günü un elenmez, elenirse evde
karaböcek olurmuş.(Yörükler Köyü)
-Gece sakız çiğnemek ölü eti çiğneneceğine delalettir.
-Makasla oynanmaz savaşa delalettir.
-Eşikte oturan kuru iftiraya uğrar.
-Beyinin izni olmadan hanımın saçını kestirmesi iyi
değildir.
-Bir çuval tuz ile gök kuşağının altından geçen kız
erkek, erkek ise kız olacağına inanılır.
-Bazı
rahatsızlıklar için kurşun dökme işi yaptırılır.
-Cuma günleri el işi yapılmaz.
-Salı günü el işine başlanmaz.
-Görülen rüya gece anlatılmaz.
-Güneş ve ay tutulmalarında silahla ateş edilir.
-Bir genç kız siniden testiye su doldurabilirse evlenme
çağı gelmiş demektir, koyamasa evlenme çağı gelmemiş
demektir
-Geceleri el ve ayak tırnakları kesilmez, günah sayılır.
YÖREDE BULUNAN (MERKEZ HARİÇ) YATIRLAR VE TÜRBELER
-
Kızıl dede yatırı (Yörükler Köyü)
-
Dokuzlar türbesi (Mahmudiye Köyü)
-
Kırgızlar-Kuşçu Ali-Fatih Sultan Mehmet’in
Aşçısının mezarlığı.(Ömer Köyü)
-
Buharlı Mustafa Dede (Köy Kurucusu) (Mustafalı
Köyü)
-
Dikmen Dede- Kırgızlar- Yedi Uyurlar- Leblebici
Dede Türbeleri (Çiçekli Köyü)
-
Ana Bacı - Sarı Ana - Bul Tepe - Kor Dede - Suni
Ebe - Tavşan Dedi - Hıristiyan - Manastır Türbesi (Tacir
Köyü) |