|
|

|
|
Sitede yaptığım anket sonucunda, Cargill'in çevre kirliliği konusunda %60'lık bir kesimin detaylı
bilgiye sahip olmadığı sonucu böyle bir sayfayı ilave etmeyi uygun gördüm.
Bu sayfalarda, bazı bilinmezleri ve kuşkuların nedenini ortaya koymaya
çalıştım. Taraflı olmamaya özen göstersem de, İznik'te yaşayan ve yaşayacak
biri olarak, gelecekte İznik ovasının ne gibi tehlikelere maruz kalacağının
bilinmemesi de beni kuşkuya yöneltmektedir. Bu konuda Cargill yetkilileriyle
yaptığım temaslarda; bu fabrikanın şu an İznik havzasına hiçbir zararı
bulunmadığına ilişkin inandırıcı bilgi ve belgeler iletildi. Üniversite, DSİ
ve TÜBİTAK raporları da Cargill'in verilerini doğruladığı görülmektedir.
Cargill firmasının sitemizdeki yayına göstermiş olduğu ilgi memnuniyet
vericidir. Bu ilgi dolayısıyla ilk fırsatta fabrikayı ziyaret edip
izlenimlerimi ve temin ettiğim bilgileri bu sayfada yayımlamayı arzu
ediyorum.
Bununla birlikte fabrikanın kuruluş hikayesindeki bürokratik ilginçlikler,
yer seçimi ve tüm dünyada yapılan Cargill karşıtı propagandaları da göz ardı
etmemeye çalışıyorum. Diğer sitelerden yapığım araştırma sonuçlarından
bazılarına da burada yer vermeye çalıştım. Daha sonra yeni sayfalar da ilave
edilecektir.
Bilgileri, her iki tarafın da görüşünü içerecek şekilde objektif kriterleri
göz önünde tutarak değerlendirmeye çalıştım. Bana düşen kamuoyunu aydınlatma
işlevini eksiksiz yerine getirebildiysem ne mutlu. |
|
 |
|
Yukarıdaki harita Cargill yetkililerinden temin edilen belgelerden faydalanarak
düzenlenmiştir. Buna göre;
-Cargill fabrikası göl koruma alanı 1km. olan İznik Gölünden 6km.
uzaklıkta bulunmaktadır. Bu ovada toprak zemin, İznik'ten Gemlik yöresine
doğru meyil vermektedir. Dolayısıyla bu fabrikadan İznik Göl'üne bir
kirlilik söz konusu değildir.
-Günde 3bin ton su kullanacak olan Cargill, bu suyu yer altı suyu
işletmelerine açık olan bir bölgede bulunan üç kuyudan çekmektedir.
D.S.İ raporları ve
haritaları bunu doğrulamaktadır.
-Cargill'in kullandığı yeraltı su kaynakları Orhangazi ovası alüvyon
Akifleri ile bağlantılı değildir. Dolayısı ile Göl su miktarı ile ilgisi
bulunmamaktadır.
Boğaziçi Üniversitesi raporları da bunu doğrulamaktadır. Kullanılan su
kaynakları dağlardan gelen akifer suyu ile beslenmektedir.
-Üretim aşamasında fabrikadan yayılan mısır kokusu için de çok büyük bir
yatırım yapan Cargill, yurtdışından getirilen ve Türkiye’de ilk olarak
kullanılan yeni bir teknolojiyle kokuyu en aza indirmiştir.
-Çevre koruma konusunda Cargill, maliyeti 2 milyon dolar olan uluslararası
bir proje hazırlatmıştır. Su arıtma tesisi, konusunda önde gelen firmalardan
Arbiogaz tarafından yapılmıştır. Bu şirket onaylı ve patentli Biotan
genişletilmiş garanül çamur yatağı sistemini kullanmaktadır. Bu sistem şu
anda Türkiye de Sasa suni ve sentetik elyaf arıtma tesisi, Pepsico arıtma
tesisi, Ünilever-Algida arıtma tesislerinde kullanılmaktadır.
Bu başlıklar ile ile siteme gönderilen onlarca e-mail'e sanırım cevap
verebilmişimdir.
Cargill Türkiye’nin en büyük yatırımı olan Orhangazi
Mısır İşleme Tesisi ile öncelikle civar yerleşim birimleri başta olmak
üzere, doğrudan 200 kişiye; tedarikçiler vasıtasıyla yaratılan ilave
istihdamla toplam 800 kişiye gelir ve iş imkanı sağlamaktadır. İleri
teknoloji kullanılarak, tam otomasyon sistemleriyle üretim yapılan Orhangazi
Tesisi’nde, çalışanların yüzde 30 üniversite, yüzde 60’ı ise teknik lise
mezunu olup, tamamı kendi alanlarında uzmanlaşmış kişilerdir. Orhangazi
Mısır İşleme Tesisi, uygun kalitesi ve lojistik imkanlarından dolayı
öncelikli olarak yerli mısırı tercih etmektedir. Orhangazi tesisinde,
nişasta ve nişasta bazlı şekerler, glikoz ile früktoz şuruplarının yanı
sıra; hayvancılık için ciddi ekonomik çözümler getiren, yem katkı
malzemeleri kepek ve proteinle mısırözü yağının hammaddesi olan mısır özü
yan ürünleri elde edilmektedir. Türkiye’deki bütün tesisleri için atık su
arıtma başta olmak üzere toplam 5 milyon dolarlık çevre koruma yatırımı
yapmıştır.
23 Mayıs 2002’de
ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi belgesi aldı. Bu belge ile Cargill
Türkiye, Orhangazi tesislerinde şu taahhütleri hayata geçirecek:
· Çevre dostu teknolojilerle etkili bir çevre koruma sağlamak.
·
Çevresel etkileri (katı,sıvı,gaz, gürültü) kontrol altına alıp azaltmak.
· Doğal kaynak tüketimini azaltmak, enerji sarfiyatını en aza indirmek.
· Çalışanlara çevre konusunda gerekli eğitimleri vermek.
· Düzenli bakımlarla çevre koruma sistemlerini kontrol etmek.
· Acil durumlar ve olası kazalar için her türlü önlemi almak.
. Geri kazanım sistemleriyle atık miktarını azaltmak.
Cargill, çevre koruma, sağlık ve güvenlik alanlarında dünya çapında bir çok
ödülün de sahibi. Bu ödüller arasında 1997 yılında Amerikan Başkanı’nın
“Çevre, Sağlık ve Güvenlik Mükemmelliği” ödülü, “Kentucky Du Pont Çevreye
Saygı” ödülü ve Malezya Hükümeti’nin “En İyi Çevre
Koruma Ödülü” ve gönüllülük temelinde sosyal sorumluluk çalışmaları yapan Points of Light
Foundation’un ‘2001 yılı Toplumsal Sorumluluk Çalışmalarında Mükemmellik’
ödülü yer alıyor. |
|
Cargill’in Türkiye yolculuğu... |
|
1960-İstanbul’daki temsilcisi
Bremar ile Türkiye'deki ticari faaliyetler başladı.
1986-Yaşar Holding ile tohumculuk üzerine ortak girişim kuruldu.
1986-Cargill, Yaşar Holding ile yapılan tohumculuk ortaklığının %100
hissesini satın aldı.
1989-Pendik’te bulunan Mısır İşleme Tesisi’ni satın aldı.
1991-Tohum İşleme Tesisi, Mustafa Kemal Paşa’da faaliyete geçti.Ticari
faaliyetler Bremar’ dan alındıktan sonra, Cargill Tarım Sanayi ve Ticaret
A.Ş. kuruldu.
1992-İstanbul’da yeni merkez ofis açıldı.
1994-Finansal Piyasalar Bölümü kuruldu.
1995-Adapazarı Hendek’te Fındık İhracat İşleme Fabrikası kuruldu.İstanbul
Pendik’te glikoz şurubu ve nişasta üretimi faaliyetleri alanında kapasite ve
ürün çeşitliliği artırıldı.
1997-Demir ve Çelik ticareti başladı.
1997-Tohumculuk Bölümü, dünya çapında yapılan anlaşma gereği, Monsanto
Firması'na devredildi. Orhangazi’de Mısır İşleme Tesisi inşaatına başlandı.
1999-Rota Denizcilik ve Ticaret A.Ş. ile yapılan işbirliği doğrultusunda
Kocaeli Yarımca'da tahıl depolama silosu ve limanı faaliyete geçti.
2000- Bursa Orhangazi'deki Mısır İşleme Tesisi yatırımı tamamlandı ve
üretime geçildi.
2001-Cargill, dünya çapında yapılan bir anlaşma ile yem sanayinde faaliyet
gösteren Purina’yı devraldı. Bu anlaşmayla beraber, Cargill Türkiye; Bolu,
Gönen ve Lüleburgaz’daki üç yem tesisini bünyesine
kattı. |
|
 |
|
Cargill Türkiye’de neler yapıyor? |
|
Cargill, tüm dünyada olduğu
gibi Türkiye’de de bilinen pek çok markanın ve ürünün içinde kullanılan gıda
hammaddelerinin önde gelen üreticisi. Cargill Türkiye, gıda bölümü, mısır
işleme, fındık ihracat işleme ve yem tesisleriyle üç ayrı konuda faaliyet
gösteriyor.
Cargill, nişasta ve nişasta bazlı şekerlerin üretiminde kullanmak üzere,
uygun kalitesi ve lojistik avantajları nedeniyle yerli mısırı tercih ediyor.
Böylece Türk çiftçisini destekleyen ve Türk tarımının gelişmesini teşvik
eden Cargill, özellikle Bursa, Adana, Adapazarı, Konya, Eskişehir ve Kayseri
gibi illerde mısır ekimini destekleyici çalışmalar yapıyor. Türkiye’de mısır
üretiminin yarıdan fazlası Çukurova ve Adapazarı'nda gerçekleşiyor. Bu
bölgelerin dışında, Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi ve Karadeniz Bölgesi’nde de
mısır ekiliyor, GAP Bölgesi’nde ise ekim denemeleri yapılıyor. Halen
yaklaşık 250 bin hektar alanda mısır ekiliyor. Türkiye’deki toplam mısır
tüketiminin büyük bölümü yem sanayi tarafından gerçekleştiriliyor. Bu
sektörde, mısır, tek başına veya diğer katkı maddeleriyle harman edilerek
kullanılıyor.Cargill Türkiye 2001’de yüzde 70’lerde olan yerli mısır
kullanma oranını önümüzdeki yıllarda yüzde 90’lara çıkarmayı hedefliyor. |
|
Bursa’da Ziraat Bankası ile Sözleşmeli Mısır Tarımı
Çalışması... |
|
Cargill Türkiye’nin yerli mısır
alımını artırma konusundaki çalışmalarının önemli bir ayağı da Bursa ve
çevresinde sürüyor. Çiftçilerle sanayi şirketlerini daha verimli üretim
modellerinde buluşturmanın yollarını arayan Cargill Türkiye, Ziraat Bankası
ile birlikte sözleşmeli tarımda yeni bir model deniyor. Bu yeni modelde ilk
kez sanayici, banka ve çiftçi bir araya geliyor. Tarım Bakanlığı’nın da
planlı üretim amacıyla desteklediği sözleşmeli tarım çerçevesinde uygulanan
bu modelde, karlılık planlaması yapabilen çiftçi mısırını daha rahat
ekebiliyor.
Cargill Türkiye’nin aktif olarak içinde yer aldığı bu modelle çiftçiler
uygun koşullarda finansman sağlarken, satışa kadar her aşamada teknik destek
ve eğitim alabiliyor. Gübre ve ilaç gibi temel girdiler için toptan
alımlarda ıskonto olanakları sağlanıyor. Cargill’in hedefi, bu modelle
birlikte Bursa ve civarında sözleşmeli mısır tarımını 5 yıl içinde 40 bin
dönüm tarlaya yayabilmek.
Türkiye’nin mısır ihtiyacı yaklaşık 3 milyon ton. Bu ihtiyacın ancak 2
milyon tonluk bölümü Türkiye’de üretiliyor, 1 milyon tonluk kısmı ithalatla
karşılanıyor. Hem mısır üretim açığının kapatılması hem de gıda sanayinde
dünya markalarının yaratılabilmesi için mısır üretiminin yanı sıra nişasta
sanayinin gelişmesi büyük önem taşıyor. Cargill Türkiye’nin yaptığı
çalışmalarla Çukurova-Adana’da yoğun olarak ekimi yapılan mısırın,
sözleşmeli tarım sayesinde Bursa başta olmak üzere diğer illerde de
alternatif bir ürün olarak yaygınlaşması hedefleniyor. |
|
|
|
|
|