|
|

|
|
İLÇEMİZİN
YERLEŞİME UYGUNLUK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ |
|
Bir
bölgenin yerleşime uygunluk açısından değerlendirilmesi topografik
konum, jeolojik
(litoloji,
yapısal jeoloji) ye jeofizik verileri, laboratuar verileri, yeraltı sularının
konumu ve stabilite
analizleri
gibi veriler göz önüne alınarak yapılabilmektedir. İznik ovasında inceleme alanlarında yürütülmüş
olan
depremsellik, jeolojik,
morfolojik,
hidrojeolojik, jeofizik ye jeoteknik çalışmalar sonucu söz konusu alanın
temelini
oluşturan
zemin türlerinin hem planda hem de düşey yönde dağılımları
belirlenmiş; çeşitli zeminlerin temel olarak
hem statik ye hem de dinamik yükler altında davranışları hakkında
veri
temin
edilmiştir. TC.Bayındırlık
iskan Bakanlığı Afet işleri Genel Müdürlüğü tarafından 17 Ağustos
Marmara depremi
sonrası
hazırlanan 10 no.lu Genelgede jeolojik /jeoteknik incelemeler yapılarak
planlamaya konu
olan
alanın yerleşime uygunluk açısından değerlendirmesi ile aşağıdaki
risk guruplarının
belirlenmesi konusunda çalışmalar yapılmıştır.
Buna göre;
A.
Zemin sıvılaşmasına karşı,
B. Zemin oturmasına karşı
Önlem alınarak yerleşime uygun
hale getirilebilir alanlar olarak, çalışma alanı bölgelere ayrılmıştır.
İnceleme alanında bu veriler dikkate alınarak aşağıdaki
sonuca gidilmiştir
A.)Zemin sıvılaşmasına önlem
alınarak yerleşime uygun hale getirilebilir alanlar:
İnceleme alanının kıyı bölgeleri
ve yakın çevresinde yeraltı suyu seviyesinin yüzeye yakın
olması
nedeni ile eski göl yatağı alüvyonu içinde rasgele dağılmış olan
suya doygun gevşek kum
zeminde,
zemin sıvılaşması sonucu çökme hasarları
görülebileceği ve zemin emniyet gerilme
değerlerinin
çok düşük olması nedeniyle zemin sıvılaşmasına karşı önlem alınarak
yerleşime uygun
hale
getirilebilir alanlar olarak belirlenmiştir.
B.)Zemin oturmasına karşı önlem alınarak yerleşime uygun hale
getirilebilir alanlar:
inceleme
alanı yakın çevresinde yeraltı suyu seviyesinin yüzeye yakın olması, suya doygun
kil
zeminde plastik deformasyon sonucu zemin oturması hasarları görülebileceğinden
çalışma
alanının
kuzey ve kuzeydoğusu, sur içinin bir bölümü ile güney
kesimleri zemin oturmasına karşı
önlem alınarak yerleşime uygun
hale getirilebilir alanlar olarak belirlenmiştir.
İznik,
Bursa’nın ve diğer ilçeleri gibi, deprem tehlikesi riski en yüksek
ilçelerinden olup, bu
nedenle, imar planı genelinde gerek planlama ye gerekse alt yapı /üst yapı
tasarımı ve inşaatı
aşamalarında deprem etkinliğinin
öncelikli olarak dikkate alınması zorunludur. Bu itibarla, dinamik
yükler
(depremsellik) dikkate alındığında imar planı “Önlem Alınarak
Yerleşime Uygun Hale
Getirilebilir
Alan “olarak sınıflandırılmıştır. Burada, sözü edilen önlemler gerek alt yapı (temel) ve gerekse üst yapının
“Deprem Teknik Şartnameleri”ne
uygun
olarak tasarımlanması ve inşa edilmesidir. |
|
|
|
SONUÇLAR VE ÖNERİLER;
|
|
İznik
Belediyesi tarafından sınırları belirlenmiş alanlarda yapılan
jeolojik, jeofizik ve
jeoteknik
çalışmalar sonucunda;
- Çalışılan
saha 564 hektar alana sahiptir.
- Arazinin tamamı düzlük bir alana sahip ve ortalama eğim 3,5 derece
dolaylarındadır.
- Çalışma alanlarının tamamı
kum, silt, kil, ve çakıldan oluşan Kuvarterner dönemine
ait
akarsu ve göl çökellerinden kurulu alüvyondan ibarettir.
- Sahada sur içinde kalınlığı 2-5 m olan dolgu zemin sur dışında
da kalınlığı 20-50cm arasında
değişen
nebati toprak altında yer alan killi silt -siltli kil tabakası
bulunmaktadır. Kıvam olarak
katı
zemin özelliğindedir. Bu tabakanın da altında bulunan çakıllı
siltli kum siltli kum tabakası
orta sıkılıktaki zemin özelliğindedir.
En altta ise ince kum yer alır.
- Çalışma alanında akar durumda Kırandere bulunmaktadır. Sahanın
batısında İznik gölü yer alır. Alanda
yeraltı suyu seviyesi çalışmanın yapıldığı mart ayında yüzeyde
yer almakta iken bu
seviyenin
yaz aylarında düştüğü tahmin edilmektedir.
- Çalışma alanının alüvyal çökellerden kurulu olması dolayısı
ile yüksek yeraltı suyu
potansiyeline
sahiptir.
- Hidrojeoloji
bölümünde anlatıldığı üzere yeraltisuyu seviyesinin yüksek olması
nedeniyle
yapılanma
sırasında yer altı ve sızıntı suların olumsuz etkilerinden korunmak
amacıyla drenaj
yapılması
projelendirmede bu durum göz önünde bulundurularak uygun temel sistemi
seçilmesi
ve
yapıların alttan izole edilmesi uygun olacaktır.
- Yapı
temel altlarına 30-40 cm uygun granülometrede malzeme serilip sıkıştırılması,
bunun
üstüne (radye temel altına)
mutlak surette çakıl veya kırma taştan hazırlanmış 15-20 cm
granüler
malzeme serilmesi, böylece suyun yapı altında serbest hareket etmesi sağlanmalıdır.
- İnceleme
alanı Birinci Derece Deprem bölgesi içinde yer almanın yani sıra günümüzde
aktivitesi
devam eden Kuzey Anadolu Fayının Güney koluna da çok yakındır. Projelendirme
de
afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik esaslarına
(1.Derece Deprem Bölgesi için ) titizlikle uyulmalıdır.
- İnceleme
alanında ortalama zemin emniyet gerilmesi değeri 0.51 kg/cm² olarak
belirlenmiştir.
- İnceleme alanı içinde bulunan Kıranderesi’ne alt olası taşkın
sınırları konusunda Dsi’den görüş
istenmelidir.
- Önlem alınarak yerleşime uygun hale getirilebilir alanlarda (Sahanın
tamamı)
bölgenin
depremselliği ve zemin sıvılaşma riski dikkate alındığında bina yüksekleri
bir
giriş
+ bir normal kat olmak üzere iki katli olarak planlanmalıdır. (bir adet bodrum kat da yapılabilir.)
Killi zeminin yoğun olduğu kısımlarda, killerin şişme potansiyeli
dikkate
alındığında
ve ayrıca çakıllı kumlu zeminlerde de deprem sırasında oluşacak yüzey
dalgaları
nedeniyle yapılarda sığ
temellerden kesinlikle kaçınılmalı temel derinlikleri en
az
1.5m olmalıdır. Bodrumlu yapılarda yeraltı suyuna karşı gerekli olan
izolasyon
sağlanmalıdır.
- Yapılan değerlendirmelerde siltli - çakıllı - kumlu zeminlerde
deprem sırasında
“sıvılaşma riski” tehlikesi beklendiği anlaşılmaktadır.
- Deprem
tehlikesi nedeniyle gerek alt yapı ve gerekse üst yapı tasarımlarının
ve imalatlarının
“Afet
Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine
uygun olarak yürütülmesi gerekmektedir.
- İnceleme
alanının, gevşek tutturulmuş kil,
silt, çakıl ve kum depolarından ve
alüvyon
zeminden oluşması nedeniyle bu tür zeminlerin mevcut deprem şiddetini
arttıracak olumsuz
özelliklere sahip olduğu
bilinmektedir. Üstelik yeraltı suyu seviyesi çok yüksektir. Çoğu yerde
yeraltı suyu
seviyesi yüzeyden itibaren 0,5-1 m. derinlikte bulunmaktadır.
- Önlem alınarak yerleşime uygun hale getirilebilir alanlar için en
uygun çözüm; yapılacak ada
veya
parsel bazında detaylı jeolojik-jeoteknik etütlerin sonuçlarına göre
zeminin diğer jeoteknik parametrelerinin yanında; sıvılaşma riski ve oturma özellikleri
belirlenerek, gerekli önlemler önerilmelidir.
- Deprem anında yapının hasar görmesi titreşim periyotları ile
direkt ilgilidir. Zeminin belirli bir
titreşim
periyodu olduğu gibi yapının titreşim periyodu da iyi tespit
edilmelidir. Zemin hakim titreşim
periyodu
ile yapının titreşim periyodunun eşit olduğu anda rezonans olayı gerçekleşmektedir.
Bu çalışma imar planı revizyonuna esas jeolojik-jeoteknik etüt raporu
olarak hazırlandığından verilen
zemin parametreleri saha geneli hakkında fikir vermek amacıyla
verilmiştir.
Halihazırda yapılmış bulunan
binaların
raporumuzda önerilen kat adetlerinden daha yüksek kat adedine sahip
olanları için detaylı
jeolojik-jeoteknik etütler düzenlenerek
gerekiyorsa zemin iyileştirmesi, temel ve yapıların takviyesi
yapılarak
ekonomik ömürleri boyunca korunması ve depreme dayanıklı hale
getirilmesi gerekmektedir. Deprem
nedeniyle Orta hasar görmüş binalar da
bu şekilde güçlendirilerek onarılmalıdır.
- Doğal titreşim periyotları incelendiğinde 0,3- 0,4sn arası iyi 0,4
- 0,8sn arası orta, 0,8 sn‘den daha
büyük değerler kötü hakim titreşim periyotlarına sahip olarak
nitelendirilebilir
İznik
Bölgesine ait Doğal titreşim periyodlari incelendiğinde ; İznik Güney
bölge
DSİ tesislerinden İznik sur içi Güneyine doğru uzanan bölgede 0,3 -0,4sn
değerleri, İznik Güney bölgede Bursa asfaltının
doğusundaki
ölçümlerde hakim titreşim periyodlari
yükselerek
0,7-1 sn aralığında değerler. İznik Kuzey bölgede Elbeyli yol ayrımında
İstanbul yolunun Batısına doğru
uzanan hatta ve sur içinin Kuzey bölgelerinde hakim
periyot değerleri 0,8-1 sn, İznik
Kuzey bölge ve İstanbul yolunun Doğu
bölgesinde 0,3 -0,4 sn
değerleri
arasında bulunmuştur.
- Etüt
alanı içersindeki bataklık sahalarının kurutulması için
aşırı su tüketen ağaçlardan
olan
Okaliptüs
ağaçlarının dikilmesi zemin deformasyonlarını asgariye indirebileceği gibi
zeminde
oluşabilecek
oturmaları da miniminize edecek ve temel zeminin taşıma gücünü dolayısıyla
da zemin emniyet gerilmesini arttıracaktır.
|
|
"Unutmayalım ki Deprem değil bina öldürür" |
|
|
|
Genel konulardaki tüm bilgi ve
resimler ;
İTÜ-Jeofizik-Sismoloji ve Deprem Araştırma Dairesi yer
hareketleri kayıt Şebekesi'nin ilgili sitelerinden
alınmıştır.
|
|
|
|
|
|
|
|